Showing posts with label tarif. Show all posts
Showing posts with label tarif. Show all posts

10 February, 2013

Tanrım yeni bir bilgisayar lütfeeen..

Uzun aradan sonra yeniden merhaba..

Bizim bilgisayar iyice kafayi yedi, format da atamadik, artik yenisi lazim ama 2 tane tablet pc olunca evde onu da ihmal ettik.. Ama tablet ya da ipad, gercek bilgisayarin yerini kesinlikle tutmuyor. Mesela bloga buradan yazi yazmayi hic sevmiyorum, ama napalim bu sefer arayi daha fazla uzatmamak icin yazayim dedim..İşyerinde de internetim kotalı ve işle alakalı bişeylere filan bakmaktan bloga sıra gelemiyor.

Bu arada birkac tane kitap okudum. Kahperengi, Beyoglu Rapsodisi, Gizli Anların Yolcusu,  Bora`nin Kitabi.. Arada bir de Hakan Gunday`in Kinyas ve Kayra sina baslamistim ama yegane okuma alanim olan serviste, zaten uykusuzluga direnerek okurken kafami bi turlu veremedim ve yarida biraktim. Diger 4 kitap da bir solukta okunacak cinsten. Oldukca akici.. Hepsini tavsiye ederim..

Sidikli Kasabasini izledim, pek cok begendim. Oldukca guzel bir oyun, muzikal. Oyuncular genc yasta olmasina ragmen oldukca iyi idi. Sesleri cok guzeldi. Orkestra da cok iyiydi. Devlet tiyatrosunun bu oyununu bilet bulursaniz sakin kacirmayin..Konusu sularin tukendigi bir zamanda tum tuvaletlerin ozellestirildigi bir ulkede geciyor, para bulup tuvalete gidemeyenler eger sokakta iserken yakalanirsa sidikli kasabasina gidiyor ve akibetlerini kimse bilmiyor....Oyunu izlerken yine oyle hayran hayran bakakaldim sahnedekilere, bir de kendi yaptigim isi dusundum.. pehh neyse...


Bir de mutfakta birkac denemem oldu, cogu da yemek vakti sitesinden, ben cok gec kesfettim ama bircok tarifini begendim sırayla deniyorum, tavsiye ederim;-)


Son olarak bizim kizin son hallerine gelecek olrsak 14. ayimiza az kaldi, hala emekliyoruz.. Desteksiz olarak yurumeye pek cesareti yok bizim kizin.. Eller her yerde. herseyi merak ediyoruz ve karıştırıyoruz, iste ustteki resimde de örnekleri var;-) Ben de onunla birlikte herseyi yeni bastan kesfediyorum ve onu her geçen gün daha çok seviyorum:)

 

Iste simdilik bu kadar...

06 June, 2012

Az yumurtalı Krem Karamel



Krem karamel bana küçüklüğümü hatırlatır. Annem evde olduğu dönemlerde bir misafir geleceği zaman hep yapardı. Tadını çok severdim. Sonra niyeyse yıllarca yemedim. (tabii annemin çalışırken yemek dışında bişe yapmaya vakti kalmadığından olabilir:)

M. annem de krem karameli çok güzel yapıyor. Hep onda yiyordum geçenlerde ilk kez kendim de yaptım ve gerçekten çok güzel oldu. En güzel yani da 1 yumurtalı ve oldukça pratik olması. Genelde krem karamel tarifleri 5-6 yumurtalı..

İşte benim tarifim:

-1 kg süt
-1,5 fincan mısır nişastası
-3/4 su bardağı şeker
-1 yumurta sarısı
-1 pkt vanilya

Bu malzemeleri karıştırarak iyice pişiriyoruz. Muhallebi kıvamına gelince altını kapatıp küçük kaselere bölüyoruz. (6 tane çıkıyor) 

Daha sonra teflon bir tavada 6 tatlı kaşığı şekeri karamel olana kadar iyice yakıyoruz ve kaselerin üzerine kaşıkla döküyoruz. (korkmayın o sonra altına kadar iniyor) 

Buzdolabına koyuyoruz, birkaç saat sonra ya da ertesi gün çıkarıp bir tabağa ters çevirip, isterseniz üzerine de hindistan cevizi serperek afiyetle yiyoruz:)

Hadi siz de deneyin... 

01 April, 2012

Cheesecake yaptım ben..



Daha önce 3 kere cheesecake denedim, birisi dondurulan bi tarifti ki hiç benim damak zevkime uymadı, diğeri ise şu tarifti: portakallı damla sakızlı cheesecake. İlkinde süper olmasına rağmen, ikinci pişirmemde beni bi sürü misafirime mahcup etti:P kıvamı olmadı, ben de başka bir tarif arıyordum ki bunu buldum. Hem daha kolay, 2 kere de pişirdim ve onayladım, biraz değişiklikle bloguma da ekliyorum tarifi:)


Tabanı için



  • 1 paket Burçak bisküvi


  • Yarım paket petibör bisküvi


  • 2 yemek kaşığı tereyağı


  • Bir avuç dövülmüş ceviz


  • Tarçın ve hindistan cevizi


  • Gerekirse kıvamı için biraz süt



  • Bisküviyi rondodan geçirin. Cevizi, tarçın ve hindistan cevizini ekleyin. Yağı eritip bisküvilere ekleyip karıştırın eğer gerekirse az süt ilave edin. Kelepçeli kalıbın alt tabanına yayıp 165 derece fırında 15 dk fırınlayıp çıkartın.




  • 1 su bardağı toz şeker


  • 1 paket labne (ben 300 gr kadar kullandım)


  • 3 adet yumurta


  • 2 yemek kaşığı (40 gr) buğday nişastası


  • 1 paket krema  




  • Bir kasede şekerle labneyi çırpın. Yumurtaları teker teker ekleyerek çırpmaya devam edin. Nişastayı ekleyip karıştırdıktan sonra kremayı ekleyin çok fazla çırpmadan bisküvi tabanının üzerine harcı dökün. 165 derece fırında 45 dk. hiç kapağını açmadan pişirin. Fırını kapattıktan sonra fırın soğuyana kadar yaklaşık (3 saat) fırının içinde bırakıp soğumasını bekleyin. (sabretmek gerekiyor ama mutlaka bekleyin, üzeri hiç çatlamadı benimkinde:)

    Ben üzerine çok güzel bir marmelatım vardı onu kullandım ama isterseniz tariftekini de yapabilirsiniz.

    Bir sonraki sefere bu tarifi pişirilen bir tabanla denemeyi planlıyorum ben:)

    Afiyet olsun..

    13 February, 2012

    Kaynar



    Burada okudum da aklıma geldi. Biz doğumda ziyarete gelen  misafirlermize kaynar ikram ettik. Adana'da hep böyledir. Hatta ben lohusa şerbetini hayatımda ilk kez geçen ay eltimin (bu akraba isimlerine de çok gülerim) doğumunda tattım.. Açıkçası kaynar kadar beğenmedim.. Belki de alışkanlıktan, kaynar bana  daha lezzetli geliyor. Özellikle de soğuk kış günlerinde.. Sırf kaynar içicem diye bile kışın doğum yaptığıma sevindim. Yıllardır içmiyordum. Sanki doğum dışında içilemezmiş gibi..Bundan sonra annemlerden kış aylarında isteyeceğim..



    Bu yüzden de yapılışı hakkında hemen resimli bir post hazırladım.. Kaynar paketini açınca yukarıdaki görüntüyle karşılaşıyorsunuz.(içinde 8-10 çubuk tarçın,  yenibahar ve karanfil, 3-4 kök zencefil ve 3-4 kök havlucan bulunuyor)


     Ben paketin yarısını kullandım çünkü oldukça özlü bir içecek oluyor. Paketin yarsını bir tülün içine sararak 3 litre suya atıp şeker de ekleyerek  (Her litreye 10 kaşık olacak şekilde yani 30 kaşık) iyice kaynatılıyor. Bu arada da ev miss gibi kokuyor..











    Şu yanda gördüğünüz renkte bir içecek meydana geliyor. Ama bu konsantre hali.. Yani bu şekilde dolaba koyuyoruz ve her gelen misafire içinden bir miktar alarak ve üzerine su ekleyerek (yoksa şeker komasına girebilirsiniz:P ) kaynatıyoruz.. Eklenecek suyu şekeri damak tadınıza uygun olacak şekilde siz belirliyorsunuz..









    Sonra fincana döküp üzerine rondoda çekilmiş ceviz (çok ezilmeyecek) ve tarçın dökerek servis ediyoruz..


    Afiyet olsun:)))

    21 January, 2012

    Tavuklu Balalayka



    Bizim evde genelde klasik yemekler pişer. Sağolsun eşimin damak zevki oldukça sabittir. Ben de 2 kişi için ayrı yemek pişirmeye üşendiğimden ona uyarım. O yüzden de dışarı çıktığımda abuk sabuk şeyler yiyorum:) Nerede değişik bir yemek var, ben onu sipariş ederim hep.

    Annem çalışmadan önce mükemmel yemekler pişirir ve çok iyi misafir ağırlardı. Ben ilkokul 5 teydim çalışmaya başladığında. Ondan öncesinde okul çıkışlarında eve gitmek için sabırsızlanırdım annemin müthiş pastalarından yemek için. Çalışmaya başladıktan sonra ise bizim evde daha az zaman alan yemekler pişmeye başladı. Hatta biraz daha büyüyünce yemekleri ben pişirmeye başladım.Ve anneannemden öğrendiğim klasik yemekleri:) Yani mesela bizim evde bir brokoli çorbası pişmedi hiç:)

    Şu anda Koza küçük ama büyüdüğünde istiyorum ki ona göre annesinin yemeklerinin yeri ayrı olsun:) Bu uğurda evde bulunduğum şu günlerde kocaman bir rafı kaplayan yemek kitaplarına bir el atayım dedim. İçlerinden Sahrap Soysal'ın kitabını seçtim ve uygulamaya başladım. İçinden sırasıyla bana uyabilecek tarifleri deniyorum. (Julie &Julia misali:P)

    Bu yemek de benim gibi tavuktan bıkmış olanlar için güzel bir alternatif. içinde kereviz, patates, bezelye, havuç var. Tadı da oldukça başarılıydı. Misafirlere de yaparım ben bunu:)

    Çok özenli bir fotoğraf olmadı, yemek blogu değilim ben canım napiim son derece amatörüm:P Tarifi de ekliyorum:

    *3 adet tavuk göğsü (ya da butu) haşlanır.

    *1 havuç
    *1 kereviz
    *1 patates
    *1 su bardağı bezelye 

    Bu sebzeler de hep birlikte 10-12 dk kadar haşlanır.

    Sebzelerin suyu süzülerek içine tavuk didiklenir. (Tavuğun suyunu sos için ayırmamız gerekiyor)

    Sosu: 2 tatlı kaşığı tereyeğı eritilerek 1 yemek kaşığı un ile kavrulur. içine 2 su bardağı tavuk suyu eklenir. Muhallebi kıvamına gelene kadar kaynatılır. Kaynayınca içine 1 yumurta sarısı ve 1 su bardağı yoğurt, tuz ve karabiber de eklenerek tel çırpıcı ile çırpılır ocağın altı kapatılır.

    Bu sos sebze-tavuk karışımının üzerine dökülerek 175 derecede 25-30 dk pişirilir


    Afiyet olsun:)

    25 September, 2011

    Hindistan cevizli kurabiye


    Ne kadar çok yemek kitabı, yemek blogu, web sitesi vs gibi kaynaklar olsa da, paketlerin arkasından çıkan tarifleri biriktirip denemeyi seviyorum:) Ajandamın arası bir sürü Dr Oetker vanilya ve kabartma tozu boş kağıtlarıyla dolu..Bunların en sevdiğim yanı içindeki malzemelerin genelde hep evde bulunanlardan olması..  Bu hafta onlardan birini denedim. Hindistan cevizli pufidik. Tadı mı ? Hımmm nefisti, yiyen herkes bayıldı..
    Yapılışı ise şurada.. Afiyet olsun:)

    Ben şimdi yediklerimi yakmak için biraz yürümeye gidiyorum.. Son günlerde göbeğim çok daha hızlı büyüyor, en kısa zamanda bir foto koyacağım:)

    24 December, 2010

    Biraz pasta yaptım


    Son zamanlarda biraz pasta yaptım:) Daha yemem gereken çok ekmek var ama etrafımdaki arkadaşlarımın doğum günleri pastasını yaparak kendimi de geliştirmiş oluyorum, hem de onları mutlu etmiş :) Tadları genel olarak güzel ama tabii şekilleri konusunda çook çalışmam lazım.

    Geçen yıl ilk kez yaptığım şeker hamurlu pastalara bakarsak bi gelişme var ama dimi:)

    07 May, 2010

    Tahinli kurabiyem

    Bu kış öğrendim bu kurabiyeleri çiçeği burnunda dostum Aslı'dan ve çok kez yaptım tadına bakan herkes de bayıldı. Daha ağıza götürürken dağılıyor kurabiyeler, un kurabiyesi gibi. Geçenlerde Ufuk'ta da gördüm, benim yaptığımda ceviz yerine fındık var, onun dışında diğer malzemeler hemen hemen aynı ancak lezzet inanılmaz. Bu arada yakında taşınıyorum, uzak, sessiz, manzarası güzel ve kocaman mutfağı olan bir yere:) Sanırım daha çok şey pişirme, mutfakta yemek yiyip sohbet etme zamanı geldi.. Mutfak masamı aldım bile:)) Sadece ufacık balkonum için saksılar ve çiçekler kaldı..

    24 February, 2010

    Olanlar

    Hani bazen birini arayamazsın sonra da bi türlü elin telefona gitmez de araya uzun bi ara girer. Bu sefer blogum için de öyle oldu. Gecen hafta yazacaktım birşeyler, fırsat olmadı sonra da elim bi türlü klavyeye gitmedi, yazamadım.

    2 haftadır haftasonu Adana’dan farklı arkadaslarım geldi onlarla vakit geçirdim bolbol, küçük planlar yaptık, evde oturup dedikodu yaptık bol bol.Beşiktaş-Galatasaray maçını izledik. Yemekler pişirdik, hatta ben pastalar da yaptım.. Onların da resmini koyayım buraya:) Tesadüfen aynı güne denk gelen iki dogumgunu için bu pastaları yaptım. Daha 40 fırın ekmek yemem lazım ama olsun yaptıkca biraz daha geliştireceğim sanırım kendimi..

    Bu Cumartesi yine Devlet tiyatrosunun Kod Adı Kongo isimli oyununu izledim. Begenmiş olmakla birlikte gereğinden fazla uzatıldıgını düşünüyorum. Demokratik Kongo Cumhuriyetinin Avrupa Birliği’ne girmek için başvuru yaptıgı sırada bir Polis karakolunda yaşananları anlatıyor..

    Şu anda uzun zamandır merak ettiğim Levhi Mahfuz’u okuyorum. Çok ilginç bir kitap. Ama henüz başlarında sayılırım, oldukça ağır oldugu için işe götüremiyorum, bakalım evde okuyarak ne kadar sürede bitirebileceğim..

    26 January, 2010

    Dogum günü pastası


    Bu haftasonu kardeşimin dogum günüydü ve uzun süredir denemek isteyip de bir türlü fırsat bulamadgım şeker hamurunu ilk kez elime aldım ve bu pastaları yaptım:P Tatları çok güzel olmuştu zaten her zaman yaptıgım çikolata fıstıklı pastayı yaptım ama bu sefer dışını krem şanti yerine özel bir gün oldugu için bu şekilde süsledim.. Nilay beğenir mi acaba diye çok endişelenmiştim ama neyseki beğendi, ayrıca yiyenler de tadını beğendi:P

    Şeker hamurunu hazır almıştım, daha sonra bir kısmını pembeye boyadım.Üzerindeki süsler de genel olarak hazır, yani öyle çok ahım şahım bişey yapmış sayılmam ama en azından kendim ve yakınlarım için yeni bir şeyler deneyebilirim:)

    29 September, 2009

    Pastalarım



    Gecen hafta bos kaldıgım bir zaman diliminde şu üstte görünen 'Amerikan Pastası'nı yaptım ve de pastayla birlikte parmaklarımı da yedim:) Bu tarif M.annemden, ancak ilk kez kendi başıma yaptım süper de oldu.. Tarifine gelince:


    Kek için:


    *3 yumurta
    *3 fincan şeker
    *1,5 fincan süt
    *3 fincan un
    *3 çorba kaşıgı kakao
    *1 pkt vanilya
    *1 pkt kabartma tozu

    Bu malzemeleri sırasıyla çırpıp 160-170 derecede 45 dakika pişiriyoruz..Fırından çıkınca sıcakken üzerine 1 bardak soğuk süt (içinde 1 tatlı kaşığı nescafe olabilir-ki ben ekledim) döküyoruz.


    Sosu için:


    *1,5 bardak süt
    *1 bardak su
    *1 pkt (50gr) kakao
    *1 bardak toz şeker
    *2 çorba kaşıgı nişasta
    *1 pkt vanilya

    Buradaki bardak ise rakı bardağı ölçüsü(sadece sos için). Bu malzemeleri çırparak muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyoruz kek soğuduktan sonra da üzerine döküp afiyetle yiyoruz:)) İlk fırsatta deneyin bence, hem dikkat ederseniz içinde yağ da yok:) Yani çok fazla kalori taşıyamaz, öyle değil mi:P



    Yanında da Ufuk'tan aldıgım tuzlu kurabiye tarifini denedim ve kocam: hayatında yediği en güzel tuzlu pasta oldugunu söyledi:) Bu da demek oluyor ki: daha sık yapabilirim:)) Ortak favori pastalarımız çok da fazla olmadıgından her eklemede seviniyorum:PP

    Afiyet olsun bize, size:)

    05 April, 2008

    %99 Garantili Anne Kurabiyesi

    Yazacak bir sürü şey birikiyor ve ben bugun kurabiye tarifi yazıyorum. Biliyorum biliyorum yemek blogu degil benimkisi ama yandaki linklere bakınca yemeklere ne kadar düşkün oldugum belli oluyor ve ben de kendi çapımda denemeler yapıyorum sürekli.Bazıları başarısızıkla sonuçlanabiliyor.(Vallahi benim suçum degil, tarifi harfiyen uyguluyorum.) Ama yine de yenilebilecek derecede başarısızlıklar.

    İşte bende bir tarif var, geçenlerde teyzem ögretti.Sonuç hep başarılı. Hem malzemeleri ve yapılışı çok kolay hemde kıvamını tutturmak. Bide tabii bi sürü malzemeli kurabiyelerden sıkılmıştım artık, bana eski tatları hatırlatıyor.

    İşte malzemeleri:

    4 su bardagı un
    2 fincan yoğurt
    2 fincan sıvıyağ
    3 fincan toz şeker
    2 yumurta (1 tanesinin beyazı ayrılacak)
    1 paket karbonat (üzerine birkaç damla limon sıkacagız)
    1 tane portakal kabugu rendesi

    Malzemeleri bir kapta kıvam alıncaya kadar yoguruyoruz.(ki pek yorulmuyoruz çünkü sıvıyag ile yapıldıgından neredeyse kaşıkla karıştırınca bile kıvam alacak!).Daha sonra hamurumuzdan ceviz büyüklügünde parçalar alıp elimizde yuvarlayarak önce yumurtanın beyazına daha sonra da toz şekere batırarak 170 derece önceden ısıtılmış fırında 10-15 dakika (üzeri çatlayana kadar)
    pişiricez. (Yuvarlamak yerine kalıpla da kesilebilir ama bence kesinlikle elimizle şekil verince daha iyi oluyor)üzerine toz şeker yerine hindistan cevizi, fındık, fıstık vs de kullanılabilir.

    Evimiz mis gibi portakal kokacak. (Bikaç gün boyunca da taze kalacak kurabiyelerimiz olacak)

    *Aslında %100 derim ama her zaman yanılma payı vardır:)

    27 January, 2008

    Hersey Sevgiyle Baslar

    Bülent Ortacgil sarkısı eşliginde post yazınca baslıgını da bu sekilde koydum ama uyumlu da oldu hani.Aslında yemek ve pastayla ilgili bi şeyler yazıcam. Ama yeni bir kac püf noktası keşfettim, herkesin önceden bildigi bişey aslında :anladım ki gerçekten 'emek olmadan yemek olmaz' lafı ne kadar dogruymus.Uzun yıllardır yemek yapıyorum aslında ben, annem yıllardır calıstıgından evin küçük annesi bendim:) Pasta filan yaparken de zaman konusunda hep sıkıntı oldugundan küçük ayrıntılara çok da fazla önem vermezdim açıkçası.( Yagı önceden çıkarmak, unu eleyerek eklemek vs vs)


    Sonra pasta konusunda birçok şeyi uygulamalı olarak sevgilimin annesi ögretti:) Universiteyken onlara gittigimde ev hanımı bir annenin evindeki kokuların özlemini de giderirdim böylece..Yedigim nefis pastaların yapılışını da hep ögretmiştir sagolsun.. Ee şimdi o yuzden sevgilime yemek, pasta yaparken deneyimliyim bu yüzden:)Her haftasonu çok özenerek bir yemek ya da pasta deniyorum..


    Geçen hafta onun çok sevdigi elmalı tart pişirdim. Hem de çok özenerek, tüm püf noktalarını uygulayarak.. Gerçekten de şimdiye kadar yaptıgım en güzel tart oldu.. Pisi de parmaklarını yedi:)) İşte bu yüzden her işte oldugu gibi yemek yaparken de, özenerek yapınca tadı bir başka oluyor.(aynı malzemeleri koysak da !)


    İşte M.annemin tarifiyle benim tartım:))


    Malzemeleri:
    2,5 su bardagı un
    2,5 fincan toz şeker
    1 yumurta
    1 pkt margarin
    1 pkt kabartma tozu
    Limon kabugu rendesi

    Harcı için: Elma rendesi (ben 3 tane kullandım)
    Ceviz
    Kuru üzüm (ben koymadım)
    Tarçın
    Toz şeker


    Hamuru yogurduktan sonra ikiye bölerek yarısını yaglanmıs yuvarlak borcama serip üzerine harcı ekleyerek diger yarısını da kafes şeklinde (ya da rendeleyerek) üzerine ilave edip 170 derecede 35-40 dakika pişiriyoruz.Fırından çıkınca üzerine pudra şekeri serpip afiyetle yiyoruz:))



    Üstüme gece cokmus
    Ama içim ışıl ışıl
    Beklerim ta sabaha kadar
    Beklerim de
    Geceyi değiştiremem
    Gecenin gücü beni aşar
    Herşey anını bekler


    Hadi gel senin zamanın artık
    Yürüsene benim ile
    Hadi gel senin zamanın artık
    Senin zamanın artık*


    *(Bülent Ortaçgil- Nükhet Ruacan yorumuyla)

    29 December, 2007

    Fındıklı Breçel

    Ne zaman fırında bir yemek yapsam, aa fırın yanmısken sunu da bir yapıvereyim diyorum (sankı fırın çok zor yanıyormus gibi:)) Hafta içi akşamları genelde bi şeyler yapıyorum yeni tarifler deniyorum ama yapay ışıkta çektigim fotograflar çok güzel görünmediginden bloga ekleyemiyorum mecbur haftasonunu bekliyorum:P



    Bu arada biz fotograf olayını abarttık, her boşlukta bi yere gidip bişeyler çekebilir miyiz diye düşünüyoruz..Henüz makinenin tüm özelliklerini öğrenemedim bile..E yavaş yavaş..Ayrıca yemek fotografı çektikçe, bir çok blogta gördüğüm fotografları çekmenin de ne kadar zor oldugunu anlıyorum.Çünkü takip ettiğim bazı bloglarda inanılmaz güzel fotograflar var ve kolaymıs gibi görünüyor ama hiç de kolay degilmiş..Daha çook acemiyim ben:P



    En son, Fındıklı Breçel yaptım.. Bu tarifi Radikal'den çıkan Tatlı Kitap'tan aldım..(gayet güzel tarifler var sırayla denemeye çalışıyorum..)Breçeli ben ilk defa duydum bisküvi gibi bir kıvamı oluyor.Tadı benim çok hoşuma gitti..



    Malzemeler



    -250 gr margarin
    -100 gr pudra şekeri (4/5 bardak)
    -1 adet ymurta
    -4 su bardagı un
    -1 tutam vanilya
    -1 çorba kaşıgı kakao (artırılabilir)
    -1 adet yumurta akı (çırpılmış)
    -100 gr ince çekilmiş fındık



    Yapılışı



    Margarini ve şekeri mikserle iyice çırpıyoruz.Yumurtayı ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz.Unu vanilyayı ve kakaoyu da ekleyerek bisküvi hamurunu elde ediyoruz..Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.Hamuru tezgahta açarak istedigimiz kalıpla şekil veriyoruz..Yaglı kağıt serili bir tepsiye yerleştirdikten sonra üzerine fırça yardımıyla yumurta akı sürerek çekilmiş fındık serpiştiriyoruz. Fırında yaklaşık 20 dakika pişiriyoruz..

    *Benim kalıplarım kandil simidi şeklindeydi (ortası boş simit) gayet de güzel oldu..Çok kocaman parçalar halinde olunca böyle güzel olmazdı sanırım..

    **içinde kabartma tozu olmadıgından pek kabarmıyor o yuzden de tepsiye dizerken çok fazla aralık bırakmaya gerek olmuyor.

    ***1-2 gün kaldıktan sonra da tadı gayet güzeldi.(Su anda 2 günlük ama kahvemin yanında gayet hoş oldu:)



    Afiyet olsun...

    07 December, 2007

    sekerparem, hediyem ve ben:))

    Oldu en sonunda oldu benim de dijital fotograf makinem oldu:)) Sevgilim bana yilbasi hediyesini verdiii.. (biraz erken oldu aslinda genelde bunu ben yapardim erkenden hediyesini verim de kullansin diye ama galiba o da bana benzemeye basladi.) Gec te olsa filmli makineden dijitale terfi edebildik.. Gerci ben ufacik, minicik cantamda tasiyabilecegim bir makine isterken, gayet kocaman profesyonel bir makinemiz oldu..(tabi sevgilim biraz kendini de dusundu burada ama ben bu olayin tarafini gormezden geliyorum..:))



    Bende onceki gun yaptigim sekerpareyi cektim hemen... Mutfakta vakit gecirmeyi severim ben, sonunda bunlari da fotograflayabilecegim icin mutluyum:P



    Annem calistigi icin, kardesim ve ben ilkokuldayken mutfaga girip cesitli deneyler yapardik..Yaptigimiz basarili deneyimlerden bir tanesi annemin bazi yerleri pasta lekeli sari kapli 'Bereketli Olsun' kitabindan sekerpareydi...



    Iste benim sekerparem.. ve makinemle ilk fotografim..



    Tarif cok farkli degil ama her zaman tam kivaminda oluyor:o)



    Malzemeler: 2 yumurta

    2,5 su bardagi un

    125 gr margarin

    1 corba kasigi pudra sekeri

    Limon kabugu rendesi

    Yarim paket vanilya

    1 cay kasigi kabartma tozu

    Badem (sevgilim Adanadan gelen kocaman cerez kabindaki butun bademleri ayirdirdigi icin ben de bu sekilde degerlendirdim:))



    Surup icin: 2 su bardagi su*

    2 su bardagi seker*

    1 tatli kasigi limon suyu
    * (2,5 bardaga cikarilabilir)



    Tadi gayet guzeldi, afiyet oldu bize:))...
    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...