Showing posts with label hamilelik. Show all posts
Showing posts with label hamilelik. Show all posts

22 April, 2012

Annelik Sanatı Dergisi


Annelik sanatı diye bir dergi var, birkaç ay önce Hürriyet Pazar ekinde okumuş ve ücretsiz deneme için web sitesindeki formu doldurmuştum. Unuttum gitti ama bugün kargo ile dergi geldi bana. İlk 3 ay ücretsiz, sadece kargo bedeli olan 2,5 TL yi ödedim.


İlgimi çeken bazı sayfaların fotoğrafını çektim, üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.


Mobil cüce yazısı çocuğuna yürüteç almış bir annenin deneyimini anlatıyor. Gayet olumlu bir deneyim, ben hala emin değilim yürüteç alıp almamakta, zaman gösterecek.



Bizim kız pek parmak emmiyor, genelde elini emiyor:) Naapsın çocuk, dişi çıkacak.


 Bir de kız annesi olmak yazısı dikkatimi çekti.

2 ay daha gelecek aslında onlara da bakıp değerlendirmek gerekir ama daha farklı anne-bebek dergileri görmüştüm ve bana daha dolu, daha fazla yazı var gibi gelmişti. İyice bakmak lazım tabi:)

Eğer siz de ücretsiz deneme üyeliği isterseniz, web sitesindeki formu doldurabilirsiniz.



13 February, 2012

Kaynar



Burada okudum da aklıma geldi. Biz doğumda ziyarete gelen  misafirlermize kaynar ikram ettik. Adana'da hep böyledir. Hatta ben lohusa şerbetini hayatımda ilk kez geçen ay eltimin (bu akraba isimlerine de çok gülerim) doğumunda tattım.. Açıkçası kaynar kadar beğenmedim.. Belki de alışkanlıktan, kaynar bana  daha lezzetli geliyor. Özellikle de soğuk kış günlerinde.. Sırf kaynar içicem diye bile kışın doğum yaptığıma sevindim. Yıllardır içmiyordum. Sanki doğum dışında içilemezmiş gibi..Bundan sonra annemlerden kış aylarında isteyeceğim..



Bu yüzden de yapılışı hakkında hemen resimli bir post hazırladım.. Kaynar paketini açınca yukarıdaki görüntüyle karşılaşıyorsunuz.(içinde 8-10 çubuk tarçın,  yenibahar ve karanfil, 3-4 kök zencefil ve 3-4 kök havlucan bulunuyor)


 Ben paketin yarısını kullandım çünkü oldukça özlü bir içecek oluyor. Paketin yarsını bir tülün içine sararak 3 litre suya atıp şeker de ekleyerek  (Her litreye 10 kaşık olacak şekilde yani 30 kaşık) iyice kaynatılıyor. Bu arada da ev miss gibi kokuyor..











Şu yanda gördüğünüz renkte bir içecek meydana geliyor. Ama bu konsantre hali.. Yani bu şekilde dolaba koyuyoruz ve her gelen misafire içinden bir miktar alarak ve üzerine su ekleyerek (yoksa şeker komasına girebilirsiniz:P ) kaynatıyoruz.. Eklenecek suyu şekeri damak tadınıza uygun olacak şekilde siz belirliyorsunuz..









Sonra fincana döküp üzerine rondoda çekilmiş ceviz (çok ezilmeyecek) ve tarçın dökerek servis ediyoruz..


Afiyet olsun:)))

14 January, 2012

Modun adı evde:)



Lohusalık beni hamilelikten çok daha fazla etkiledi. Doğum yapıp eve dönüyorsun, çok mutlusun bebeğini izleyip duruyorsun, uykusuzsun ama seni hiç sarsmıyor, emzirmeye başlıyorsun, çok güzel herşey, herkes etrafında, yediğin önünde yemedğin arkanda. Ama sonra yavaş yavaş ilk günlerin sarhoşluğu geçiyor. Anneler gidiyor, yalnız günlerin başlıyor. Sana tüm gün bağımlı bir bebek, hele ki de bizim Koza gibiyse.. Yemek yapmak, evle ilgili bir iş yapmak, tuvalete girmek, duş almak, hepsini rekor kıracak hızlarla ve kızım ağladığında uzun aralar vererek yapıyorum. Koza malesef ki kucak bağımlısı bir bebek. Kucağımda uyumayı çok seviyor, yatağına bıraktığımda 5-10 dakika sonra ağlamaya başlıyor ve bazen öyle bir ağlıyor ki sanki birisi etini koparıyor. Sonra kucağıma alınca susuyor. Ya da şu mavi anakucağında da susuyor. Hadi gündüz anakucağını kullandık diyelim, e geceleri ne yapıcaz? Son birkaç gecedir toplamda 2-3 saat uyudum. E bünye de bir yere kadar dayanıyor buna. Bırakiim ağlasın diyorum bazen ama sonunda ben pes ediyorum, komşuların kapıma dayanacağından korkuyorum:) İnatçı bir kızım var vesselam..

 Sonra bir de kendi ruhsal durumun var.Markete gitmek bile bir lüks haline geliyor. Herşeyi kocama sipariş veriyorum ya da internetten alıyorum. Mesela bundan sonra ilk ne zaman sinemaya gidebilirim ya da şöyle kendi başıma uzun uzun alışveriş yapabilirim tahmin bile edemiyorum. Banyosuyunun şu yazısını gördükten sonra herkesin aynı evde kapalı kalma hadisesinden dert yandığını gördüm. Koza bugün 36 günlük ve biz de doktor kontrolleri ve yakın birkaç ev gezmesi yaptık, aa birde yukarıda görüldüğü üzere güneşli bir günde site içinde yürümüştük:) Ama ne zaman kendisiyle tek başıma dışarı çıkabilirim merak ediyorum. Bir kere eşim olmadan arabasız çıkmak pek mümkün mü bilemiyorum. Çünkü ben şu anda araba kullanamam, kızım arkada çığlıklar atarken nasıl şoförlük yapayım... Koza'nın ne zaman acıktığı belli olmuyor dolayısıyla toplu taşımayı da eledik, arabada rahat emziriyorum. Dolayısıyla babamıza bağımlıyız.. Bakalım 40 gün bahanemiz de bitince ne yapacağız. Acaba yaz anneleri bu konuda daha mı şanslı oluyor?

09 January, 2012

İyiki almışım - 2 -


Benim son günlerde hayatımı kurtaran bir anakucağı var. Bunu tavsiye üzerine eşim almak istedi aslında doğumdan önceki günlerde. Ne yalan söyleyeyim bana oldukça gereksiz geldi. Ama kendisi arkadaşına gittiğinde bebeği bunun üzerinde görmüş ve arkadaşı da tavsiye etmiş.. Neyse kırmayayım pahalı birşey de değil alalım bari dedim.. İyiki de öyle demişim. Annemler gittikten sonra kızım uyurken pek yalnız bırakamıyorum. Şu anda çok küçük, düşme tehlikesi vs yok, bırakabilirim aslında ama kendi kalmıyor. Uyutup mutfağa gidiyorum, 10 dakika geçmeden ağlama sesleri geliyor. Artık bu anakucağı ile hangi odada olsam yanıma taşımaya başladım. Hem sallana sallana uyuyakalıyor. Hoşuna da gidiyor. Benim çok işime yaradı. Biz şuradan almıştık. Aklınızda bulunsun:)

17 December, 2011

Anne oldum

Sonunda Koza kizim 9 Aralik 2011 itibari ile dunyaya gozlerini acti, hani hamileydim  9 aydir kendimi hazirliyordum falan filan ya, hepsi fasa fisoymus. Geçen Cuma gunu yasadiklarimin tarifi mumkun degildi. Hamileliğimi duygusal olarak minimum hasarla atlatan ben ilk 2 gün kızıma bakıp bakıp ağladım.. Çok çok güzel bir duyguymuş gerçekten. Daha çok yeni anne olmama rağmen annemi eskisinden daha iyi anlıyorum  artık diyebilirim. Ben bu kızı kavanoza koyup orada saklamak istiyorum:) Tamam tamam o kadar da abartmayayım ama yine de tavsiye ederim bunu yaşamanızı :) 1 haftadır uykusuz olmama rağmen!

Henüz gece ve gündüz kavramını tam çözemedik, süt emiyoruz, sık emiyoruz, bazen inanılmaz yüksek sesle yaygara koparıyoruz. Uyurken inanılmaz mimiklere sahibiz, annesi ve babası kafayı yedi onu izliyor:) İşte böyle bir hayatımız var şu anda. Biliyorum yavaş yavaş düzene girecek. Herkes 40 günden sihirli rakammış gibi bahsediyor. Gerçekten 40 ından sonra mucizevi değişimler oluyor mu, merak ediyorum??

02 December, 2011

Doğumu bekleyen Niffea



Dün doktora gittik, kendisi benim bir odadan diğer odaya geçiş hızımı görünce 'bu yürüyüşle hiç doğum yapacağa benzemiyor'  demiş arkamdan:) Pazartesi günü yeniden görüşeceğiz. Şimdilik keyfi yerinde bebeğin. Yani çok şükür suyu vs yeterli görünüyor. Kilosu da 3.300 civarındaymış, tabiki yanılma payı var dedi doktor. Artık kendisini bekliyoruz, ziyaretimize gelenlere ikram edeceğimiz çikolatalar da yukarda. İlk sıradaki sepet Adana'da bir komşumuzun bana hediye olarak hazırladığı gümüş rengi çerçeve magnet ve lavantalardan oluşuyor, üzerinde de 'Hosgeldin Koza Bebek' yazıyor. 2. sıradaki kapı süsünü internetten daha önce bi siteden bulmuştum. Daha sonra Eminönü'ne gittiğimde Jolie'den buldum aynısını ve aldım, üzerine de sağolsun Nazo pembe keçeden harflerle Koza yazmıştı. Benim kapı süsüm hastane çantamda olduğundan çıkarıp fotoğraflayamadım o yüzden hangi siteden bulduğumu hatırlamadığım bu resim kaldı ortada:) İkram edeceğimiz çikolatalar ise beyaz pembe puanlı kumaşla kaplanmış beyaz bir sepetin içinde bizim yine Jolie'den aldığımız kalpli kutular ve güzel kurdelelerle süslenmiş çikolatalar..

Eee ikramlıklar da hazır, sırada büyük misafiri sabırsız bekleyiş var:))


01 December, 2011

Kızımın odası


Bebek için ilk aşamada oda hazırlamaya pek gerek yokmuş aslında deneyimli olan herkes bana aynı şeyi söyledi ama hiç yapmamama rağmen bu sefer şımarıklık yaptım ve kızım için bir oda istedim. Sadece ütü masası ve çamaşırlığın açık olduğu boş bir odamız vardı. İstedim ki misafirler geldiğinde o odamız da artık bebek odası olmuş olsun..

İlk etapta bizim odamızda küçük bir yatakta yatacak kendileri ama şimdiden bir sürü eşyası olduğundan en azından yatı için kullanılmasa da depolama için kullanılıyor odası.

Önce Ikea'ya baktık, ama orada bile beğendiğimiz yatak, dolap, ve diğer eşyaları toplayınca oldukça yüklü bir rakam edince daha sağlam mobilyalar almak adına Masko'ya gittik ve oradaki neredeyse tüm bebek mobilya mağazalarını gezdik..Aslında hepsi birbirine benziyor. Bizimki de klasik birşey oldu pembelerin fazla olduğu. Ama pek umurumda olmadı, hatta hoşuma bile gitti odaya gelince.

Evimdeki birçok oda siyah mobilyalardan oluştuğu için buraya girince içim açılıyor doğrusu:)

Odadaki avize Ikea'dan üzerine aldığım bazı aksesuarları yapıştırmayı düşündüm ama sonradan böyle sade hali daha çok hoşuma gitti.Perdeyi ise anneciğim dikti. Işık kötü olduğundan perdeyi istediğim gibi fotograylayacak vaktim olmadı ama güzel oldu gerçekten..


Sadece emzirme koltuğum eksik, onu da acele etmedim odayı kullanmaya başlaığımız zaman Ikea ya da başka bir yerden bakarım diye düşündüm. Bir de sağ fotoğraftaki rafta henüz pek oyuncak olmadığından ıvır zıvır duruyor ama ona da koyacak güzel birşeyler bulacağım elbet..


Odayı Masko'da İstanbul Bebe&Genç Mobilya'dan aldık. Buraya özellikle yazmak istedim, çünkü çok mobilyacı gezdik ama çalışanları bize oldukça yardımcı oldular. Söz verdikleri herşeyi yerine getirdiler, sevkiyatı, vs herşeyi oldukça profesyoneldi, kısaca çok memnun kaldım, tavsiye ederim.

30 November, 2011

39. Hafta


Sevgili blog, 39. haftamiz da bitti. Göbeğimin son durumu budur. Üzerindeki patikleri annem islemis. Ne kadar tatlilar dimi. Annem Adana`dan bi geldi zaten eşyaların çoğu kendisine degil torununa ait;) Masallah kizim sansli, herkes sağolsun bir sürü hediye göndermiş. Neyseki ben çok fazla birsey almamistim yine de dolaplari doldu. Umarim saglikli bir sekilde dogar da hepsini giydiririm.

Hergün update etmek istiyorum olanlari ama o kadar hizli akip geciyor ki zaman. Isyerindeyken daha planli programliydim ama evde oyle olamiyor malesef. Aksamlari kocacim isten geç geldigi icin gunluk planimiz ona gore yürüyor. (kendisi bu durumdan en cok mutlu olan kisi;-) Sabahlari gec uyaniyorum. Sonra sohbet-kahvalti, uzun bir yürüyüş derken öğlen oluyo zaten. Ögleden sonra da disarda isimiz varsa  onlari hallediyoruz ya da annemlerin yaptığı mükemmel yemekle, uzerine kahve fasli, geyik dedikodu... (ben hala kahve icemiyorum) Boyle aksam oluyo iste.

Bu arada 39. haftaya geldik bu dönemde en çok özlediğim sey kola oldu sanirim. (Hıı bir de bizim burda Kumrucu Şevki açıldı ama ben sadece peynir domatesli kumru yiyorum.. Gerçeğini ozledim.) Aslinda cok fazla bagımlılığım yok kola konusunda ama bazi yemeklerin yaninda canim  deli gibi istiyor. Bıktım diyebilecegim sey ise hergun yarim litre ictigim diyet sut. Sütü severdim aslinda ama onun da zorunlu olmasi beni biraz soğuttu. Neyse canim neticede bunlar küçük fedakarlıklar. Ee anne olmadim bile daha, bakalım doğduktan sonra daha neler yapmak zorunda kalacağız...

Yazıma burada son verirken son kilo durumumu açıklıyorum: +16 kilodayım..

25 November, 2011

Bebek bakım kitapları



Hamileliğimde herhangi bir kitap almadım, gebelik.org ve bazı web sitelerinden yararlandım. Doktorum da genel olarak çok güvendiğim ve tüm sorularıma gerekli yanıtları veren biri olduğu için kitap almaya gerek de duymadım. Ama bebeğin doğumu yaklaşınca bu sefer kendi vücudumda olan değişiklik değil hayatımıza yeni katılacak yepyeni bir insanla ilgili değişiklikleri öğrenmem gerekeceği için baktığım web siteleri yanında birşeyler de okuma ihtiyacı duydum. İşte şimdiye kadar aldığım ve okuyor olduğum 3 kitap. Bölüm bölüm okuyorum. Çünkü şimdilik beni en baştaki ayları ilgilendiriyor:)

Üçünü de önerebilirim. Bebeğinizin İlk yılında sizi neler bekler, sayfa sayısında da bakınca en kapsamlısı ve gerçekten de işe yarar birçok detay mevcut. Çok sevdiğim bir arkadaşımın hediyesiydi ve çok güzel bir hediye oldu:)

Merhaba bebek'in daha önce afişini görmüştüm bir avm'nin tuvaletinde:) Sonra Doorstepping'de de okuyunca almaya karar verdim, daha kısa anlatmış olmasına rağmen bu da yararlanıyor oldugum güncel bir kitap. Baştan sona okuyarak değil de önsözündeki ilgimi çeken bölümlerini daha çok okudum.. Önerebilirim.

Kız Bebek bakımı ise en renklisi, resimli eğlenceli bir kitap. Aynı serinin erkek bebek için olanı da var. Genel olarak bebek doğmadan önce ve doğduktan sonraki 1,5 yaşına kadar neler olacağına dair (alışverişten, doktor kontrolü ve acil durumlarda ne yapılması gerektiğine kadar) bilgi alınabilecek bir kaynak:)


Ama tabiki gerçek hayatta her bebek için uygulamanın farklı olacağına emin olduğum için yaşayıp göreceğim.. Şimdiden yanımda doğum için ve bebeğin ilk günleri için bekleyen iki melek var neyseki:) Ama bana birşey yaptırmamak için biraz fazla abartıyorlar kendileri.. Ben de yakında uykusuz kalacağım günlerin şimdiden acısını çıkarıp bol bol tembellik yapıyorum...

22 November, 2011

38. hafta


Yarın itibariyle 38. haftamız dolmak üzere, (bilmeyenler için) bir bebeğin ortalama 40 haftada doğduğunu düşünürsek son 2 haftamız kalmış gibi duruyor. Tabii etrafta kız bebekler erken gelir diyen sayısı da fazla ama daha geçen ay kız bebek doğuran bir arkadaşım 42. haftasını beklemişti. Dolayısıyla ben söylentilere değil Koza hanımın ne zaman gelmek istediğine bakıyorum. Artık her hafta doktora gidiyoruz. Bu haftaki kontrolümüz Perşembe günü. Bakalım doktorumuz ne diyecek. Son gidişimde NST cihazına bağlamıştı. Oradan çıkan raporlar ve bebeğin durumu da iyi görünüyordu.. Bana olasılıkları, sancının nasıl tutabileceğini, nasıl bir durumda panik yapmam gerektiğini, hangi durumlarda sakin olmam gerektiğini ayrıntılı anlattı. Sağolsun sen zaten gitmen gerektiği zaman hastaneye gidersin çok panik değilsin dedi:) Evet günler sakin bir şekilde sancıları beklemekle geçiyor işte. Neyseki bu süreçte canım kardeşim de uzaklardan gelip yanımda olduğu için hasret de gideriyoruz.. Kendisi gelirken eli boş gelmemiş, getirdikleriyle de uğraşıyorum tabi:)


Artık nurtopu gibi bir tablet bilgisayarım oldu:)) Sağolsun kardeşim uykusuz gecelerde vakit geçirmem için benim gibi teknoloji özürlü ablasına çağ atlatacak bir hediye almış :) Henüz yeni yeni alışmaya çalışıyorum kendisine.. Ama artık blogları okumak benim için daha kolay olacak:) Bir de post yazmaya alışabilirsem çok güzel olur, zamanla artık:)  Bir de yiğeni için cici cici şeyler vardı hediye olarak, onları da bilahare fotograflayıp ekleyeceğim..

Son zamanlarda blogda tamamen hamilelik ve kızımdan bahsediyorum  biliyorum ama son zamanlarda hayatım bu oldu gerçekten:) Halen yazacağım alıiverişler, okuduğum bebek kitapları vs var. Ama en kısa zamanda son dönemde satın aldığım ve okuduğum kitap postları da gelecek...

21 November, 2011

Bebek alışverişleri vol.2



Cok fazla lüzumsuz sey almamaya çalışan bir anne adayi olarak almis oldugum 2 tasima sisteminden bahsedecegim. Bunlardan ilki travel sistem denilen puset ve bebek arabası ikilisi. Bunu alabilmek icin nerelere bakmadim ki. Butun web siteleri, forumlar...o kadar cok seçenek var ki. Surekli akliniz karışıyor: benim dikkat ettiğim şeyler:

*kolay açılıp kapanabilmesi
*çok ağır olmaması
*sağlam olması
*çok pahalı olmaması idi (çünkü dışarda baktığımda 2.500 TL 'lik bir bebek arabası sordum:P yani bebek arabası deyip geçmeyin inanılmaz fiyatlar var)

İnternetten çokça baktım, o sıralar buggster ya da maxi cosiyi beğenmiştim ama bir de gidip canlı canlı görmek istedim. Eminönü'ne Havuzlu hana gittiğimde 3 model hem fiyat hem de kullanım açısından kolay gelmişti: Kraft Horn, Pierre Cardin Enigma ve Pierre Cardin 2020. Haydi benden bir güzellik: Eminönündeki fiyatları da yazayım:

Kraft horn: peşin fiyatı 515 TL, kredi kartı ile: 570TL
P. Cardin Enigma: peşin 450 TL,  Kredi kartı ile 495 TL
P. Cardin 2020: peşin 530 TL, kredi kartı ile:590 TL di.

Fiyatları ve kullanımı ile benim baktığım özelliklere uyuyordu. Bir kez de Saraçhane'deki alt geçide bakalım dedik, hani tüm bisiklet ve bebek arabası benzerlerini bulabileceğiniz yer. Gerçekten orada da çok fazla seçenek ve çok pazarlık şansı var. Ben orada da birkaç model beğendim ama en son Kraft horn da karar kıldık. 480 TL ye oradan aldık. Internete göre oldukça uygun oldu fiyatı ve benim bebek arabası kriterlerime de uygun oldu. Yukarıda bir fotoğrafı var ama bizimki gri ve açık sarı renklerde. Bir de ilk 1 yıl sağdaki şekilde değil de puseti iskelete takarak ve bebek bana dönük olarak kullanacağım, çok daha estetik ve küçük görünüyor. Umarım kullandıktan sonra da güzel yorumlar yaparım..



İkincisi ise Sling. Aslında teyzemin bana hediye ettiği bir chicco anakucağım var ama onu birkaç aydan sonra kullanabiliyorsunuz ve okuduğum tüm yorumlardan sling in taşıma açısından hem bebek hem de anne-baba için çok daha sağlıklı olduğunu öğrendim. Limango'dan da 59 TL'ye düştüğü anda bir tane edindim.


İlk aldığımda denedim çanta taşır gibi oldukça güzel, ama içinde bebek olunca nasıl olacak bakalım, o zamanda yorumlarımı yazacak zamanı bulurum inşallah. Bu arada çok görünmese de kullanım kılavuzunda yavru kaplan, koala kucaklaması, uykucu aslan, küçük kedicik, küçük alex vs gibi bebeği nasıl taşıyabileceğinize dair şirin açıklamalar da mevcut..

Darısı kızımı rahat rahat bunların içinde gezdirebilmeye:))

09 November, 2011

36. Hafta


Eveet bayramın son gününde bayramlığım ve göbeğimle verilmiş bir poz.. Ben kendimi bu kadar kocaman görmüyorum ama fotoğrafa bakınca gerçekten de kocaman olduğumu farkediyorum.. Toplamda 13 kilo aldım şimdiye kadar ama insanın fizyolojisi değişiyor. Yani şu eller benim mi, inanamıyorum bakınca.. Halbuki bana bu kadar yumuk yumuk gelmiyor baktığımda:)

36. haftamızı doldurduk bu da demek oluyor ki artık erken doğum gibi bir riskimiz kalmadı, ohh be:) Önümüzde 4 hafta var, eğer bizim kız daha erken gelmezse. Bana tam zamanında teşrif edecek gibi geliyor, niyeyse üzerimde bu yüzden rahatlık var. Bakalım hayırlısı. Hala yapmam gereken yığınla şey var ve nedense dediğim gibi bir rahatlık üzerimde.. Son 5 iş günüm kaldı. Haftaya Çarşamba gününden sonra evdeyim artık. Hem sonra kardeşim geliyor Amerika'dan :) Beraber halledicez kalan ihtiyaçları.. Aslında en acil olanı henüz hastane ile konuşmadık. İşte bu kadar rahatım sevgili blog.. Doktorum dışardan ve anlaşmalı olduğu birkaç hastane var, neyse haftaya o işi de halledicez.. Sonra içim rahatlayacak..

Bu arada yeni alışverişlerim var, hepsi de çok cici şeyler ve de hala eksiklerim.. Onları da yine evdeyken tamamlayacagım inşallah. Bu arada daha çok post yazıp aldıklarımı da eklemek var aklımda.. Onlar da sırada:)

19 October, 2011

32+5


Evet 32+5 teyim, birkaç gün önce çekildi bu fotoğraf, karnımın son halidir:) T-shirtlü olmam da sanırım bu havada ne kadar sıcakladığımın bir göstergesi.. Zaten öyle üşüyen bir insan değildim, şimdi 2 kişi olunca vücut ısımız iyice arttı.. Onun dışında kiloya bakarsak +12 kilodayım.. Düşündüğümden biraz fazla ama yapacak birşey yok, artık çok hızlı hareket edemiyorum, yürüyüşe biraz üşeniyorum:( Yapmamam lazım biliyorum ama bu hafta biraz daha üzerine düşeceğim:) Bu arada yarın bizim evlilik yıldönümümüz.. Zaman ne kadar çabuk geçiyor, 4 yıl oldu bile:) İnşallah 40 yıl da olur:)

16 October, 2011

Lohusa tacım



Nazo'nun yaptıklarını hep çok beğenmişimdir hep lohusa taçlarına bakınca ya bir arkadaşıma hediye etmek için ya da ilerde bi gün kendime, mutlaka alacağım derdim.. İşte kendime aldım:) Yavaş yavaş hastane çantasını hazırlayacağım o yüzden tacım da gelsin artık dedim. O kadar güzel modeller var ki en sonunda zorla bunu seçtim ama aklım birçoğunda kaldı:) Kargom geldi, çok güzel bir hediye paketi ve yanında cici hediyeleriyle birlikte.. İnanılmaz mutlu oldum.. İşyerindeki arkadaşlarım da bayıldı, çok orjinal buldular. Fotoğraf cep telefonumla çekildiğinden çok net değil ama daha da geciktirmeden taze taze post edeyim dedim:)

Eline sağlık Nazo..

13 October, 2011

Born 2011



Yine günler anlayamadığım bir hızla geçiyor.. İşyerinde çok yoğun çalışıyorum, yoruluyorum, yemek- ev işi, uyku, evde ders çalışma.. (online bir sitede İngilizcemi geliştirmeye çalışıyorum) derken nasıl oldu anlamadım ama artık 32 haftamız bitti, bu hafta doktor kontrolü yaptırdık ve minik kızım 2 kg 65 gram olmuş:) gittikçe büyüyor ama son ziyaretlerimizde eli sürekli yüzünde, saklanıyor bizden:) Biz de merakla, sabırla geleceği günü bekliyoruz:) Yukarıda da geçen hafta H&M'den aldığım bodysi. Öyle güzel şeyler vardı ki, hiç çıkamaycağım sandım.. Neyse 6 parçadan sonra frenledim kendimi:) Aralık'ta gelecek minik Koza, son aydan da olsa 2011 e yetişiyor:)

04 October, 2011

30+5


Bu hafta meselesi de yaş sorunu gibi bişey ben 30. haftadayım diyorum ama galiba 31. haftanın içinde oluyorum, yaşta da gün aldığın ya da bitirdiğin söylenir yaa. Herneyse karnımın son durumu budur 30 hafta 5 günde.. Bana o kadar büyük görünmese de şimdi fotoğraftan baktığımda gerçekten büyümüş:) Kilo itibariyle en son 9 kilodayım, haydi hayırlısı.. Fena gitmiyoruz sanki.. Şimdilik ayaklarımda filan da şişme pek yok, sadece çok ayakta kaldığım 2 gün akşam eve gelince rahtsız oldum onun dışında çok şükür keyfimiz yerinde. Bu hafta dikkatimi çekecek kadar hareket var karnımda.. Genelde geceleri daha çok hissediyordum ama bu hafta gündüz bile hiç durmuyor kızım:) Hatta işyerindeki arkadaşlarım özellikle ben süt içerken karnımdaki tekmeleri çok net hissediyorlar.. O tekmeleri atan minik ayakları biran önce öpmeyi o kadar çok istiyorum ki.. Kavuşmaya son 10 hafta..

Haftaya 32. haftam dolunca çalışmaya devam edebilmek için rapor alacağım. Sanırım 37. haftaya kadar da işte güçteyim.. Bu hafta yine alışverişe devam, hala pek birşeyin yok kızım ama yakında odan da hazır olacak ve seni bekliyor olacak inşallah:)

02 October, 2011

Bebek alışverişleri vol 1



Artık yavaş yavaş başladım tabii, sabahları ilk iş unnado'ya, limangoya  bir bakınıyorum güzel birşeyler var mı diye? Buldukça da sepetime ekleyip alışveriş listemden çıkarıyorum:) geçen hafta bu şirin bornozu, birkaç tane çorap ve Avent'in biberon ve emziğini aldım.. Bi de bunları alırken limangoda Prima nın yenidoğan bezi seçeneği çıktı e almışken onu da atayım sepete dedim:) Daha listemde silecek çook şey var ama sırayla gidiyoruz bakalım, gereksiz, kullanılmayacak bişey almak istemiyorum.. Bazen linkini anneme mail atıyorum fiyatı nasıl diye, onun da onayını alıyorum :) Hediye gelen bazı eşyaları da var, onları da bir ara fotoğraflayıp eklerim buraya.. Bu haftalarda da odasına bakacağız artık minnoşun.. Güzel heyecanlardayız..

11 September, 2011

27. hafta


Bu haftadan da bir foto koyayım bloga, gerçi burada çook kilolu görünsem de kıyafettendir diye düşünüyorum:) Şu ana kadar 7 kilo aldım.. Fena gitmiyorum şimdilik, artık yavaş yavaş ağırlaştığımı hissediyorum tabi:) Karnımdaki hareketleri de çok net hissediyorum, özellikle de ben yatarken kızım sağolsun hiç durmuyor..

Bugüne kadar doğru dürüst alışveriş yapmamıştım bebek için, sadece birkaç yakınımın getirdiği ufak tefek hediyeler vardı. Dün Eminönü'ne gittim, ön bir araştırma yapayım istedim. Havuzlu han'ı merak ediyordum gittim. Gerçekten de bebek alışverişi için çok fazla çeşit var.. Hem bebek alışverişi deyip geçmemek lazım, insan başına gelince anlıyor. Benim de bugüne kadar pek alakam olmadı bu tip konularla ama maşallah çeyiz gibi liste var web sitelerinde:) Ben fazla eşya sevmem, kullanabileceğim bir eşya için kalitelisini iyisini alırım ama sonuna kadar da kullanmak isterim ama gereksiz ıvır zıvır elektronik eşyalara da boşuna para vermek istemiyorum. (mesela çocuğu olan ailelerden duyduğum kadarıyla bebek telsizi oldukça gereksizmiş, daha bunun gibi hevesle alınıp kullanılmayan eşyaları tamamen listemden çıkardım) Ama doğum anından itibaren gerekli olacak eşyalar için de yavaştan bakınmaya başladım işte. Dün arabayla gitmediğim için ve ben tek başıma taşıyamayacağım için pek birşey almadım, ufak tefek ıvır zıvırlar sadece. Ancak kafamda listem için fiyatları tespit ettim. (mesela bebek arabası- puset fiyatlarına baktım ve fiziksel olarak da görmüş oldum) Ancak internetteki fiyatlarla arasında çok da fazla uçurum olmadığı için elde taşıma, trafik, yol vs yi düşünüp internetten almaya karar verdim.  Bunun dışında yavaş yavaş odası için bakınıyorum, geçende Ikea'ya gittiğimde bazı eşyaları not etmiştim yine. Ama gelecek ay Masko'ya da bakıp karşılaştırdıktan sonra alacağız.

Şimdilik bu kadar.. Küçük hanımın alışverişiyle meşguliyetim devam ediyor. Bu arada aşağıda bakmış olduğum linkler var, ama genelde tek bir yere bağlı kalmıyorum, ama en çok yararlandığım ve yorumlarını sevdiğim site: http://blogcuanne.com/

Liste için bazı siteler:

http://blogcuanne.com/2010/02/10/bebek-icin-neler-almali/
http://www.anneoluncaanladim.com/2/dogum/1527/dogumdan-once-alinmasi-gerekenler-listesi
http://ozguranne.blogspot.com/2008/12/alveri-listesi-yeni-doan.html

26 August, 2011

23. haftadayken



Şu anda 26. haftamızdayız ama bu arada geçen haftalarda çektiğim bir göbek fotosu koyayım bir de nasıl geçiyor kayıt altına alayım dedim. Kızımız neyseki iyi, kontrollerimiz güzel geçiyor. Son çıkan ultrason fotoğraflarında biraz babasına benzettik:) Sırayla ultrason resimlerine bakınca oldukça tutarlı (doktor tabiki öyle olacak dedi:P) , yüzünü az çok anlayabiliyorum ve merakla kucağıma almayı bekliyorum ama bu günlerin keyfini de çıkarıyorum..

İnsanların hamilelere bakış açısı güzel, her yerde bir öncelik, sıra verme vs, ben talep etmiyorum ama bu ayrıcalık hoşuma gitmiyor desem yalan olur:) Tatilimizde Hırvatistan'da bir kadın otobüste kolumdan tutup yer verdi bana :) İlk kez oldu bu şaşırdım.. Çünkü İstanbul'da olmadı henüz... (Allahtan çok sık binmiyorum otobüse.. )

Bu arada bir güzellik daha oldu hayatımızda 3 hafta önce kendi evimize taşındık:) Kızımızın gelişi bizi de gaza getirdi ve oturduğumuz sitede 2 blok yanımıza taşındık... Daha doğrusu bana pek bir şey yaptırmadı 2 melek annem.. Adana'dan geldiler, bizi taşıyıp döndüler.. Ama yine de ister istemez hepimiz yorulduk, sonuçta kendi evim, herşeyin yerini bilen benim.. Halen ufak tefek eksikler var tabi, en kısa zamanda bir Ikea yapmak lazım mesela:) Eski evde yapıştırdığım aynalar, bazı aksesuarlar vs orada kaldı, şu anda bir boy aynam yok hala, kendimi yarım yamalak görüyorum.. Bunun gibi ufak teferruatlar, detaylar var, ama onlar da hiçbir zaman bitmiyor zaten.. Uzak muzak bir yerde oturuyorum ama en azından kızım alışveriş merkezlerinde değil, parkta çimlerde toprakta büyüyecek diye avutuyorum kendimi:) Biz bunca yıl fazlaca kira ödedikten sonra böyle bir girişimde bulunduk, darısı isteyen herkese artık...

17 July, 2011

20. Hafta


Hamilelik yazılarına geç başladım.. Kısaca bugüne kadar nasıl geçti, onu anlatayım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki oldukça rahat bir hamileyim, hatta öyle diyebilirim ki pek sevgili eşim hamile ben sadece bebeği taşıyorum.. O benden çok daha heyecanlı :) İlk 3 ayım klasik olarak mide bulantısı ve kusma ile geçti ancak ben normalde midem bozuldugunda da çok etkilenen bir insan olmadığım için sadece tuvalete girip çıkar gibiydim..  Ama gerçekten çok ilginç, daha sabah uyanır uyanmaz mide bulantısıyla kalkıyorsunuz, sonra da tüm gün her kokudan etkilniyorsunuz. Sabah servise parfüm sıkmış birinin binmesi, yemekhane, her koku, her yerde hazır.. Ama galiba ben dirayetliyim öyle kimseye belli etmeden geçirdim bu süreci:) Bu arada pek aşerdiğim de söylenemez, yediğim kilolarca eriği saymazsak. Ama ben her yıl erik çıktığında bu kadar çok yerim o yüzden bana pek değişik gelmedi:)


İçimde de cinsiyet konusunda hiçbir tahmin yoktu. Nedense etrafımdaki insanların %95'i erkek diye tahminde bulundu, ben de en önce sağlıklı olsun diyordum tabi ama 2 kız kardeş olmamızın ve annemle olan ilişkimizin de etkisiyle içten içe kız istiyordum.. 15. haftada doktora gittiğimizde cinsiyeti öğrendik, ben de eşim de havalara uçtuk:) Tabiki hala sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi ilk temennimiz.. İsim konusunda da karar verdik sayılır. Gerçi eşimin ve benim ik andan itibaren çok sevdiğimiz ve sıcak bulduğumuz isim etraftaki insanlara çok da sıcak gelmedi ama %99 onu koyacağız, şu andan sonra kararımız değişirse bilemem tabi.



Bugüne kadar 3,5-4 kilo aldım, doktorum gayet iyi gittiğimi söylüyor, elimden geldiğince yürüyüş yapmaya ve abartı yememeye çalışıyorum. Yararlı şeyleri yiyorum tabi ama gereksiz pasta böreği de hamileyim diye çok abartma dedi doktor:) Keşke bir de etrafımdaki insanlara söylese.. Hamileliğin en güzel yani etraftaki her ama herkes seni öyle şımartıyor ki:) Ailemi saymıyorum zaten ama işyerimdeki herkes de sağolsun oldukça hoşgörülü ve düşünceliler.. Bazen hiç bitmesin de istiyorum tabi.. Bu kadar kilo aldım ama insanın vücudu değişik bir biçimde etkileniyor, genişliyorum sanki.. Bu hafta karnım ilk kez çıkmış gibi göründü gözüme. Pantolonlarımı düğmesi açık giyiyordum ne zamandır, bu hafta fermuar bile açılıp üzerine uzun bluzlerle kapatarak kullandım. Artık annemle  konuştugumuzda ayıp sen de giymiceksen kim giyecek hamile kıyafeti dedi (söylemesi ayıp kendisi tekstille, hem de hamile kıyafetleriyle uğraşıyor da) Ben hem henüz ruhen o pantolonları giymeye hazır olmadığımdan hem de Adanadan biri gelince getirir diye üşendiğimden henüz gerek yok diyordum. Ama bugün kargom gelince aslında ne kadar rahat olduklarını gördüm. Bundan sonra elimden geldiğince haftalık foto da eklemeye çalışacağım, işte bu hafta, ilk kez hamile kıyafeti ile göbeğimi ekledim:)

Bir sonraki hafta görüşmek üzere:)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...