Bugün yine çalışıyorum.Telefonlara bakıyorum, insanlara dert anlatmaya çalışıyorum:)) Ama mutluyum.Bu arada uzun süredir can yayınlarından aldığım kitaplarý bitirmeye çalışıyordum ve o yüzden de kitap konusunda yorum yapamýyordum.Sonra zaten yorulduðuma ve kendime eziyet etmemem gerektiðine karar vererek en son okuduðum, hastanede geçen bi kitabý (yolculuk, fransýz bi yazarýn) bir köþeye kaldýrarak Leyla'nın evini okumaya başladım.Bitmek üzere.Ve çok hoþuma gitti kitap.Eski Ýstanbul hanımefendisi Leyla Hanımdan bahsediliyor kitapta.Cumhuriyet döneminde yazılmıþ bir adab-ı muaþeret kitabından alıntı yapmak istiyorum:

"Vapurda, trende, tramvayda, tünelde hülasa bütün nakil vasıtalarında yanınıza rastlayan bir bayaný öyle yiyecek gibi süzmeyiniz.O bir moda mankeni deðildir ki üstünü başını seyredesiniz."
"Bilhassa yaz aylarında gezip tozduktan sonra trende veya vapurda otururken ayağınızı sıkan veya nasırınızı acýtan iskarpininizi usulcacıçıkartýyor ve havalandırıyor musunuz?Bu adi hareketi yapmaya canınızın yanmasını tercih ediniz."
Ve kadınlar için de bunlar gibi kurallar var.Taa 1920 lerde yazýlmıþ kurallar.Bu konuda çok da fazla yorum yapılamaz aslýnda ama aradan 80 yýl geçmesine rağmen aynı þekilde, hatta daha kaba insanlarla bir arada yaþamamýz ne kadar üzücü.Öyle çok isterdim ki o yýllarda yaþamayý...
No comments:
Post a Comment